• BIST 99.639
  • Altın 141,393
  • Dolar 3,5032
  • Euro 3,9191
  • Bursa 22 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 18 °C

Kültürümüzle biz” olmak...

Kültürümüzle biz” olmak...
Bir toplumun varlığını sürdürebilmesi için kültürünü koruması gerektiği her zaman dile getirilir.

Özellikle çoğunluk içinde azınlık olan bir toplumun, hem kendi içinde hem de çoğunlukla birlikte sağlıklı bir diyalog kurabilmesi ve aynı zamanda gelişmeye açık olabilmesi, içinden geldiği toplumun ana karakterine sahip çıkmasıyla doğrudan ilgilidir.

Kendi kültürünü iyi anlayamamış bir toplumun hele de azınlık olarak çoğunlukla sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevreyi paylaşması riskleri de beraberinde getirecektir. Bu da, git-geller arasında ciddi huzursuzluğa sebep olacaktır.

Burada en önemli mesele, çoğunlukla azınlık arasında kurulacak iletişim ve diyalogun kalitesiyle, birbirlerinin toplumsal değerlerine gösterdikleri saygıdır.

Bu saygı temelli birliktelik kurulmaya çalışılırken, kendi değerleri ve zenginlikleriyle barışık ve kendine güvenen bir toplumun, farklı kültür, sosyal ortam ve zenginliklerle iletişime geçmesinde problem yaşanmayacaktır. Hatta bu yapılmalıdır.

Bu bağlamda özellikle Batı Trakya Türk Azınlığı ve genel olarak da Avrupa’da yaşayan müslümanların çoğunluk insanıyla -karşı taraftan önce- mesafeli duruşunu ne kadar değiştirdiğini gözden geçirmesi gerekiyor. Bu sadece toplumsal, ekonomik, bireysel ilişki-lerde değil, aynı zamanda politik sahada da çok daha cesaretli ve katılımcı olmak istendiğini göstermekle mümkün olabilir. En azından uzun dönemde karşı tarafa verilecek güvenle daha hızlı ve paylaşımcı bir sürece girilebilir. Kültür, dil ve milli değerlerimize sıkı sıkıya bağlı olduktan sonra, hangi ülke ve milletten insanla diyaloga girersek girelim, sosyal paylaşımlarda bulunmaktan endişe etmeye gerek olmadığını düşünüyoruz.

Bu sayımızda yer alan diğer çalışmalar da okunmayı hakedi-yorlar. Çocukların eğitim-öğretim hayatlarında başarılı olabilmelerinin iyi bir motivasyona bağlı olduğuna vurgu yapan “Öğrenci motivasyonu” başlıklı yazı, Rumelinde uzun bir süre kalan Osmanlıların, her dinden ve milletten insanla kurdukları sevgi temelli bir coğrafyanın dinamiklerini anlamaya yardımcı olan “Balkanlar’da Osmanlı Fütuhatı” başlıklı çalışma, zamanın akışı içinde farkına bile varamadığımız değişimlerin son şeklini almadan önce, farkına varmaya çağıran “Saniye kolu, yelkovan ve akrep” başlıklı deneme bunlardan sadece birkaçı.

Yeni sayıda buluşabilmek dileğiyle, sevgiyle kalınız. İyi okumalar.

***
Yunanistan’da yapılan 7 Mart 2004 milletvekili seçimlerinin, hem ülkemize hem de Batı Trakya Türk Azınlığı’na hayırlı olmasını dileriz.
***
Dergimizin Halkla İlişkiler ve Reklam sorumlusu Mehmet Sar’ın 25 Şubat 2004 tarihinde bir erkek çocukları dünyaya gelmiştir. Mehmet beyi ve eşi Sabiha hanımı tebrik eder, bebeğe sağlıklı, başarılı ve güzel bir ömür dileriz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Olay Bursa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78