• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • Bursa 22 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 19 °C

Hayır Çıkarsa ne Değişecek?

İbrahim Dilmaç
16 Nisan da sandığa gidip MHP ve AKP’ni birlikte hazırladığı Cumhurbaşkanlığı sistemini öngören 18 maddelik anayasa değişikliğine onay yada ret vereceğiz.
 
CHP rejim değişecek, tek adam yönetimi kurulacak, diktatörlük gelecek vb. HDP demokrasi ortadan kalkacak, otoriter milliyetçi bir diktatörlük kurulacak argümanları ile hayır kampanyası yürütüyor.
 
MHP içi muhalefetin esas derdi anayasa oylaması değil referandumu bir nevi Devlet Bahçeli oylamasına çevirmek ve hayır çıktığında Bahçeli’ye karşı yeni bir taarruz başlatmak! Yanı MHP içi muhalefet aslında anayasa tasarısından çok Devlet Bahçeli’ye hayır diyor!
 
Meral Akşener CHP’nin Halk TV’sinde katıldığı bir programda; “biz 16 Nisanda Devlet Bahçeli’yi de oylayacağız” diye beyan etti.
 
Ancak sorun şu. Hayır denildiğinde çok şeyin değişeceği, ülkenin demokrasiye ve hukuka geri döneceği, cumhuriyetin korunacağı, tek adam rejimine dur deneceği, yada MHP muhaliflerinin Devlet Bahçeli’nin kaybedeceği vb. gibi siyaseten hiçbir geçerliliği olmayan absürt argümanlar ileri sürmesi.
 
2007 referandumu ile cumhurbaşkanını halkın seçmesi anayasada yerini almıştı. 2014 yılında halk tarafından %52 oyla Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanı seçildi.
 
2007 yılında CHP vesayet odakları ile birlikte, hukuku zorlayarak meclisi kilitledi, cumhurbaşkanını seçtirmedi ve hem o yılki referandum hem de şimdiki referanduma giden yolu açmış. Bir başka açıdan 16 Nisan referandumuna giden yolun taşları itina ile CHP tarafından döşendi!
 
2007 referanduma da CHP “rejim elden gidecek, seçilecek cumhurbaşkanı fiili başkan haline gelecek” argümanları ile karşı çıkmış!
 
Ne kadar ilginç değil mi? 2007’de meclis yerine halkın seçeceği cumhurbaşkanına “fiili başkan olur, rejim değişir” kaygısı ile karşı çıkan CHP şimdi de yine “rejim değişecek, tek adam yönetimi gelecek” argümanı ile karşı çıkıyor! Kendi argümanlarına göre rejim zaten 2007 de değişti!
 
CHP 2007 de çok doğru söylüyordu. 12 Eylül anayasası ile yürütmenin başı sayılan, gerektiğinde hükümete başkanlık eden, anayasa ve yüksek yargıya atama yapan, YÖK üyelerini ve rektörleri atayan, ama hiçbir siyasi ve hukuki sorumluluğu olmayan cumhurbaşkanını bu yetkiler ile halkın seçmesi fiilin yarı başkanlık sistemine geçmekti zaten. 2014’de geçildi!
 
16 Nisan referandumunda hayır çıkmasının bazı siyasi sonuçları olabilir ama asla hukuki sonuçları olmayacaktır. Hukuken ve fiilen hiçbir şey değişmeyecektir. Adı konulmamış yarı başkanlık sistemi aynen devam edecektir.
 
Yarı başkanlık sistemine fiilen ve hukuken geçtiğimizi 7 Haziran ve 1 Kasım 2015 seçimleri sırasında yaşadığımız süreçler ispatlıyor!
 
7 Haziran seçimlerinde AKP çoğunluğunu kaybetti ve tek başına hükümet kuramıyordu. Buna rağmen teamül gereği Cumhurbaşkanı mecliste en çok oyu bulunan partinin genel başkanı Ahmet Davutoğlu’na hükümeti kurma görevini verdi. Görüşmeler yapıldı ve hükümet kurulamadı. Teamül gereği Davutoğlu aldığı yetkiyi geri iade etmeli ve cumhurbaşkanı ikinci büyük partinin başkanına hükümeti kurma görevi vermeliydi. Ama hukuken böyle bir zorunluluğu yoktu cumhurbaşkanının! Aynı şeyi Demirel’de 28 Şubat sürecinde yapmıştı. Teamül vardı! Ama teamüle uymamanın hukuki bir sonucu yoktu! Kılçdaroğlu’na asla hükümeti kurma görevi verilmeyecekti! Ve verilmedi. Verilse bile Kılıçdaroğlu asla hükümet kuramazdı! Cumhurbaşkanı hukuki yetkisini kullanarak meclisi fes etti ve ülkeyi 1 Kasım seçimlerine götürdü!
 
Esasen bizdeki mevcut sistemde başbakanları ve bakanları halk seçmiyor. Cumhurbaşkanı seçiyor! Başkanlık sisteminde de başkan seçiyor! Tek fark, başkanlık sisteminde başkan hükümeti yasama organından seçemiyor dışardan seçiyor. Bizdeki yarı başkanlık sisteminde ise cumhurbaşkanı mecliste herhangi bir milletvekiline hükümeti kurma görevi verebilir. Parti başkanına verme zorunluluğu yok! Sadece teamül var!
 
Nitekim 1 Kasım seçimlerinde parti başkanı olarak %50 oy almış olan Ahmet Davutoğlu’nun yerine birkaç ay sonra Binali Yıldırım başbakan yapıldı! Kim tarafından cumhurbaşkanı tarafından!
 
Hanı bizde parlamenter sistem vardı! Bu mudur parlamenter sistem.
 
Hayır dediğinizde bu ucube ve adı konulmamış yarı başkanlık sistemine evet diyeceksiniz!
 
Bu parlamenter sistem değil iki başlı yarı başkanlık sistemidir zaten. Şimdi getirilen yarı başkanlık sisteminden tam başkanlık sistemine geçiştir. Ve doğrudur.
 
Devlet Bahçeli “fiili durumu hukukileştirmek” deyimini kullanmıştı. Çok haklı. Ama eksik. Bence sadece fiili durum değil mevcut anayasaya göre hukuki durumda yarı başkanlık sistemine uygundur zaten.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Olay Bursa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78