• BIST 102.091
  • Altın 146,953
  • Dolar 3,5323
  • Euro 4,1978
  • Bursa 29 °C
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 25 °C

Böbrekleri suyla besleyin

Böbrekleri suyla besleyin
Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik, böbreklerin mutlaka suyla beslenmesi uyarısında bulundu.

 Böbrekler, yaşamın devam edebilmesi için atık maddelerin vücuttan atılmasını sağlıyor. Vücut için gerekli olan bazı maddelerin seviyesini ayarlamak gibi filtre görevi de bulunan böbreklerde bu görevle ilgili mekanizmadaki sorunlara bağlı olarak taş oluşabiliyor. Acıbadem Bursa Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik, böbreklerin mutlaka suyla beslenmesi uyarısında bulundu. Çelik, “Büyük bir çözelti olarak nitelendirilen idrar, yaklaşık 50 maddenin çözülerek vücuttan atılmasını sağlıyor. Yeterince su içildiğinde çözelti miktarı artıyor ve burada daha fazla madde çözülebiliyor. Böylece böbreklerde kristalleşme azalıyor, var olan küçük kristaller de atılıyor. Az su tüketildiğinde ise çözelti miktarı azalıyor ve taş oluşumuna neden olan kalsiyum, oksalat ve benzeri maddeler kristalleşmeye başlıyor. Bunlar zaman içinde taşa dönüşüyor. Günlük su tüketiminin yaklaşık 2 litre olması gerekiyor. Ancak herkes kendi tüketimini çıkan idrarı takip ederek ayarlayabiliyor. İdrarın mümkün olduğunca renksiz ve kokusuz olması, yeterince su tüketildiğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı.

“TUZLA ARANIZI AÇIN, LİMONU ÇOK SEVİN”

Protein alımının kısıtlanmamasını tavsiye eden Çelik, tuz konusunda şunları söyledi: “Tuz, en sık görülen böbrek taşı bileşiminin elemanları olan kalsiyum ve oksalatın böbrekten daha fazla atılmasına neden oluyor. Herkesin metabolizması, böbrek dinamiği, böbreğin içindeki idrar akımı farklılık gösterdiği için tuz tüketimi ile ilgili bir miktar önermek doğru olmuyor. Hastaların tuz kullanımını mümkün olduğunca azaltması gerekiyor. Böbrekte taş oluşumunu önlediği bilinen ‘sitrat’ maddesi limonda bol miktarda bulunuyor. Bu nedenle her gün taze sıkılmış yarım limon suyu içebilir, salatalarınıza bol bol limon sıkabilir ya da kendinize taze bir limonata hazırlayabilirsiniz.”

“GAZLI İÇECEKLERE HAYIR DEYİN”

Çay, kahve, ıspanak, kakao, çilek ve kabuklu kuruyemiş gibi gıdaların tüketiminden kaçınarak oksalat alımını azaltmak gerektiğini kaydeden Çelik, şöyle devam etti: “Güçlü kemiklere sahip olmak için ihtiyacımız olan kalsiyumun böbrek taşına neden olabileceği endişesine kapılmayın. Çünkü yapılan son çalışmalar kalsiyum tüketiminin bu konuda önemli bir rol oynamadığını ortaya koyuyor. Hekim önerisi bulunmadığı sürece kalsiyum tüketiminin sınırlanmasına gerek olmuyor. Yetişkinlerin ise günlük bin mg kalsiyum alması gerekiyor. Limonda bulunan sitrat böbrek taşı oluşumunu engellerken, gazlı ve kolalı içeceklerin ise vücuttaki sitrat miktarını azalttığı tahmin ediliyor. Bu nedenle gazlı içeceklerin mümkün olduğu kadar az tüketilmesi öneriliyor.”

“BÖBREKLERE STRES YAŞATMAYIN”

Hareketin önemine dikkat çeken Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hareket etmek vücuttaki tüm mekanizmaları dengeli hale getirirken, hareketsizlik ise tam tersi bir etki yaratıyor. Bu tür yaşam, böbrek taşına neden olanlar dahil olmak üzere vücuttaki birtakım maddelerin daha fazla salgılanmasına yol açıyor. Yapılan çalışmalar stresin de böbrek taşı oluşumunda rol üstlendiğini ortaya koyuyor. Şehir hayatının yoğun temposunda stresten uzak durmak zor görünse de herkesin içinde bulunduğu stresin farkında olup bunu iyileştirmek için çalışması, sakinleştirici yöntemlerden faydalanması öneriliyor.”

“KENDİNİ AĞRI İLE BELLİ EDİYOR”

Böbrek taşlarının ağrı ile kendini belli ettiğini belirten Çelik, “Böbrek taşları bazen böbrek fonksiyonunu bozuncaya veya kalıcı hasarlar oluşturuncaya dek belirtisiz büyüyebiliyor. Hatta böbreğinde taş olduğunu bildiği halde bir uzmana başvurmakta geç kalarak organ kaybı yaşayan hastalar görülüyor. Taşın, böbrekte üretilen idrarı mesaneye taşıyan ‘üreter’in ağzına yerleşmesi idrar çıkışının azalmasına ya da durmasına neden oluyor. Bu durumun uzun sürmesi halinde idrarın geriye dönüp böbreğe baskı yaptığını ve şişmesine neden oluyor. Tek taraflı tıkanıklık idrarda belirgin bir azalmaya neden olmadığı için fark edilmeyebiliyor. Hastanın kendisinde ve ailesinde taş öyküsü varsa böbreğin yılda en az bir kez ultrason ile takip edilmesini öneriyoruz.” 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • "Açlıktan ölüyorum" diyorsanız...25 Eylül 2017 Pazartesi 09:26
  • Bu da işitme diyeti23 Eylül 2017 Cumartesi 09:20
  • Menopoz ve Psikolojik Yönleri22 Eylül 2017 Cuma 15:34
  • Kadınların Peşine Düştü22 Eylül 2017 Cuma 10:43
  • Akıllı İlaçlarla Umutlar Artıyor22 Eylül 2017 Cuma 10:40
  • Erkekler çekiniyor22 Eylül 2017 Cuma 10:36
  • Yeni tedavi yöntemi umut veriyor22 Eylül 2017 Cuma 09:57
  • Böbrek hastaları protein tozu tüketmemeli21 Eylül 2017 Perşembe 16:55
  • Kilo vermenin dayanılmaz hafifliği21 Eylül 2017 Perşembe 13:11
  • Kilonuz Kariyerinizi Etkilemesin!21 Eylül 2017 Perşembe 09:43
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Olay Bursa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78