• BIST 100.072
  • Altın 140,898
  • Dolar 3,5075
  • Euro 3,9125
  • Bursa 27 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 18 °C

'Aile içi şiddette baş aktör, Stockholm Sendromu'

'Aile içi şiddette baş aktör, Stockholm Sendromu'
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Sümer Öztanrıöver Stockhol Senderomu konusunda açıklama yaptı

ADANA (CİHAN)- Toplumsal olaylarda son zamanlarda adından sıklıkla bahsedilen 'Stockhol Senderomu’nun hayatı olumsuz yönde etkilediği ve aile içi şiddette baş aktörler arasında yer aldığı bildirildi. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist Sümer Öztanrıöver, Stockholm’de bir banka soyguncusuna karşı rehinelerin geliştirdiği bağlanma ve yardım etme davranışına atfedilerek tanımlanan Stockholm Sendromu’nun, toplumda çok yaygın, ciddi, ölümcül sonuçları olabilen bir bozukluk olduğunu söyledi.

"Aile içi şiddette Stockholm Sendromu, bir numaralı aktördür.” diyen Öztanrıöver, “İstismarcı anne-babanın çocuğunda, şiddet gören kadında eşine karşı gelişebilir. Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) belirtileri gösterirler.” uyarısında bulundu.

Stockholm Sendromu’nun gelişmesi için dört koşulun olduğunu ve bunlardan ilkinin hayati tehlikenin olması olduğunu ifade eden Öztanrıöver, “Saldırgan, öfke anında tamamen kontrolden çıktığı için kurban, ölümle burun buruna yaşar. Sık sık hastanelik edilir. Saldırgan, kurbanın ayrılma isteğine karşı sık sık ölümle tehdit eder. Kurbanı, çocuğunu, anne-babasını bazen de kendini öldürmekle tehdit eder.” diye konuştu.

Öztanrıöver, ikinci koşulun, kurbanın dış dünyadan soyutlanması olduğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Saldırgan aşırı kıskançtır ve kurbanı ailesinden, arkadaşlarından, işinden, sosyal hayatından kısıtlar. Kurbanın yardım isteyeceği sosyal destek ağları biter. Üçüncü koşul, kurban ortamdan kaçamayacağına inanır. Çaresizlik hisleri bu kişilerde çocuklaşma eğilimine (regresyona) yol açar. Ailesinden şiddet gören 3-5 yaşındaki bir çocuk gibidir. Evden gitmeyi düşünemez bile. Fiziksel-cinsel-duygusal şiddet karşısında donuk ve tepkisiz kalabilir. Dördüncü koşul da ise, saldırgan bazen yakın davranır. Kurbanı çok sevdiğini, sevdiği için kıskandığını, eğer doğru davranırsa her şeyin yoluna gireceğini söyler. Saldırgan bazen dayaktan sonra ağlayabilir ve kurbandan özür dileyebilir. Ancak bu kendini hatalı gördüğü için değildir. Saldırgana göre suçlu, her zaman kurbandır. Kurbanda artık travmatik bağlanma gelişmiştir. Hatanın kendisinde olduğuna inanmaya başlar. Saldırganın, geçmişindeki travmaları nedeniyle öyle olduğuna ve aslında 'iyi biri' olduğuna inanır. Ona acır, onu kurtarmak ister ve çevresindekilere karşı onu savunur. Bir gün saldırganın 'düzeleceğine' inanır. Saldırganlar ise olgunlaşmamış (immatür) kişilerdir. Öfke kontrolü açısından 3-5 yaşlarındaki bir çocuğun duygusal olgunluğuna sahiptirler. Benmerkezci ve bağımlı kişilerdir. İlgi ve sevgi beklentileri aşırıdır. Hemen daima kurbanın hatalı olduğuna inanırlar ve onu kontrol etmeye, değiştirmeye, düzeltmeye çalışırlar. Kendilerini hatalı görmedikleri için psikiyatrik yardım almak istemezler.’’

ÖNLEMEK İÇİN TOPLUMSAL FARKINDALIK OLUŞTURULMALI

Stockholm Sendromunu önlemek için öncelikle toplumsal farkındalığın oluşturulması gerektiğini vurgulayan Öztanrıöver, şöyle konuştu:“Neredeyse canlı bir bomba ile yaşayan bu kişilerin, güvenliklerinin acilen sağlanması gerekir. Çünkü Stockholm Sendromlu kişiler duygusal açıdan 3-5yaşlarındaki bir çocuk kadar bağımlıdırlar. Bu yüzden yaptırımların, şiddete uğrayan çocuklara uygulanan prosedürle aynı olması, yani şikayete bağlı olmaması gerekir. Bu sendromdan mustarip kişilere travma terapisi yapılarak psikolojik yaralarının sarılması ve kendine güvenlerinin yeniden inşa edilmesi gerekir. Saldırganın da psikiyatrik hastalığının mutlaka teşhis edilmesi ve tedavisi yapılmalıdır. Saldırgan, tedaviyi talep etmeyeceği için de bu konudaki hukuki düzenlemelerin acilen yapılması gerekmektedir.” CİHAN

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kesinlikle vermeyin15 Mart 2017 Çarşamba 14:30
  • Mardin'de patlama15 Mart 2017 Çarşamba 10:36
  • Okul müdürüne korkunç infaz!15 Mart 2017 Çarşamba 07:49
  • Sapık komşu!14 Mart 2017 Salı 08:11
  • Bakan Kaya'dan12 Mart 2017 Pazar 12:23
  • İğrenç paylaşım12 Mart 2017 Pazar 12:00
  • Rektörden Sınava Gireceklere Uyarı10 Mart 2017 Cuma 07:49
  • "Kadına Şiddet son Bulmalı"06 Mart 2017 Pazartesi 20:39
  • Sanko'da Yeni Sergi28 Şubat 2017 Salı 07:45
  • Borçlu Çiftçiye Müjde24 Şubat 2017 Cuma 08:43
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2015 Olay Bursa | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0224. 408 35 78- Haber İhbar Hattı: 0544.201 80 43 Faks : 0224.408 35 78